Yapay Zeka Pilotları İşsiz mi Bırakacak? Kokpitte Otonom Uçuş Gerçeği

Written by

in

Son dönemde teknoloji dünyasında ve havacılık kulislerinde en çok duyduğumuz o popüler fütüristik efsane şu: “Otonom sistemler o kadar gelişti ki, yakında uçağı uçuran bir pilota ihtiyaç kalmayacak.” Herkesin cebindeki yapay zekaya bakıp bilimkurgu hayalleri kurduğu bu günlerde, işin mutfağından, yani kokpite giden o zorlu eğitim sürecinin içinden konuşmanın vakti geldi.


Isparta’daki eğitim uçuşlarında ve o bitmek bilmeyen aerodinamik, meteoroloji sınavlarında ter dökerken sistemin bizden ne istediğini çok daha net görüyorum. Bizler o soru bankalarındaki yüzlerce senaryoyla boğuşurken aslında sadece makineyi uçurmayı değil; beklenmedik anlarda kriz yönetmeyi öğreniyoruz.

Havacılık, işlerin tıkır tıkır işlediği zamanların değil, saniyelerin hayati önem taşıdığı kriz anlarının yönetildiği bir disiplindir.
Günümüz otopilot sistemleri inanılmaz yetenekli, bunu kimse inkar edemez. Ancak gökyüzünde işler her zaman laboratuvar şartlarındaki gibi ilerlemiyor.

Sensörler buzlandığında, sistemler birbiriyle çelişen veriler ürettiğinde veya kilit bir donanım çöktüğünde o meşhur algoritmalar tamamen çaresiz kalabilir. İşte tam o kritik saniyelerde uçağı ve içindeki yüzlerce canı kurtaracak olan şey kod satırları değil; o kokpitte oturan insanın durumsal farkındalığıdır.


İşin eğitim aşamasında, o koltuğun sorumluluğunu ve ağırlığını yeni yeni kavramaya başlayan bir pilot adayı olarak fikrim çok net. İleride teknoloji ne boyutlara ulaşırsa ulaşsın, kriz anında duruma manuel müdahale edebilecek yetkin bir insanın bulunmadığı, kontrolün tamamen yapay zekaya bırakıldığı bir uçağa sivil bir yolcu olarak bile adım atmam. Can güvenliğimizi ve havacılığın kanla yazılmış kurallarını, bir yazılım güncellemesine emanet edemeyiz!

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir